Dil ve kelime bilgisinin üzerinde ciddi olarak çalışıyor ve üstesinden geliyorsun ancak henüz aksan işini bir türlü halledemiyor musun? Endişelenme, hepimiz aynı yollardan geçtik. Aksanı tutturabilme işinin yabancı bir dili öğrenmenin en zorlayıcı kısımlarından biri olduğunu herkes bilir. Evet, hepimizin doğal olarak yabancı bir dilde konuşurken hafif de olsa bir aksanı var çünkü ağzımızdaki kaslar ana dilimizin seslerine alışkın. Ama sakın korkma! Aksanını geliştirmene yardımcı olacak bazı çok basit yöntemler biliyorum.

1. Öğreniyor olduğun yabancı dil ile mümkün olduğunca çok haşır neşir ol

Bunu, öğreniyor olduğun dilde filmleri ve televizyon programlarını izleyerek, radyo dinleyerek ya da sadece o dili ana dili olarak konuşan insanlar ile sohbet ederek gerçekleştirebilirsin. Yemek pişirmek veya koşmak gibi başka şeyler yaparken arka planda bir radyo ya da televizyon programının açık olması, aksanını geliştirme konusunda kendini eğitirken sana çok fayda sağlayacaktır.

Mesela, La vita è bella filmi İtalyanca öğrenmek için biçilmiş kaftandır! Ya da, eğer Rusça öğreniyorsan Москва слезам не верит (Moscva slezam ne verit - Tam çevirisi ile "Moskova Göz Yaşlarına İnanmıyor" veya Türkiye'deki adı ile "Aşk Gözyaşlarına İnanmıyor") isimli filmi izlemeyi deneyebilirsin.

2. Sesleri her gün yüksek sesle tekrar et

Öğreniyor olduğun dildeki en zor sesleri yüksek sesle söylemeyi dene ve düzenli olarak pratiğini yap. Bunu yaparken ağzının nasıl hareket ettiğine ve dilinin aldığı pozisyona dikkat et. Bu alıştırma, ağzındaki kasların farklı şekillerde çalıştırmasına yardım edecek.

Şunu deneyebilirsin: Eğer Fransızca öğreniyorsan, gırtlağın arkasından geldiğinden emin olmak için, "r" sesinin pratiğini yapmak isteyebilirsin. Ya da, eğer Çince öğreniyorsan, dört farklı ses tonunu telaffuz etmek için pratik yapabilirsin.

3. Tekerlemeleri öğren

Tekerlemeler aksan pratiği yaparken sana gerçekten yardımcı olabilirler. Çok zor olmayan bir tanesini bul, birkaç kez yavaş yavaş tekrarla (bunu ağzının nasıl oynadığını görmek için aynanın karşısında da yapabilirsin) ve sonra tekrar dene ve hızını yükselt!

Şimdi sana İspanyolca bir tekerleme geliyor: Erre con erre cigarro, erre con erre barril, rápido ruedan los carros, cargados de azúcar del ferrocarril. (Tam çevirisi: Bir R ile bir R purosu, bir R ile bir R fıçısı demiryolunun şekeri ile dolu arabaları süratle çalıştırıyorlar.) Ya da bir Almanca tekerleme: Fischers Fritz fischt frische Fische, frische Fische fischt Fischers Fritz. (Tam çevirisi: Balıkçının oğlu Fritz taze balık tutuyor, taze balık balıkçının oğlu Fritz tarafından tutuluyor.)



4. Kendi sesini kaydet

Konuşurken kendi sesini kaydetmek, aksanı nerelerde doğru nerelerde yanlış yaptığını duyabilmek için oldukça yararlı bir yoldur. Sesinin kaydını yapmak ayrıca ağzındaki kas hafızasını da eğitir. Bu kaslar, pratik yapmaya başladıktan bir süre sonra, ana dilinde olmayan sesleri telaffuz etmeni çok daha kolay bir hale getirecektir.

Oldukça işine yarayacak bir öneri: İnternette hazırlanan ve "podcast" adı verilen yayınları (Bunun için Podclub isimli uygulamayı indirebilirsin.) veya öğreniyor olduğun dilde sesli kitapları dinle. Beğendiğin bir kelime ya da cümlede yayını duraklat. Ondan sonra, o kelime veya cümleyi kendin söyle ve bunu kaydet. Böylelikle kendi aksanını kelimenin / cümlenin orijinal hali ile karşılaştırabilirsin.

5. Kelimeleri kendi dilinde duyuyor olduğun şekilde yaz

Eğer fonetik alfabeyi bilmiyorsan, yabancı bir kelimeyi kendi ana dilinde duyduğun şekilde yazmak çok faydalıdır.

Fransızca öğrenen ve ana dili İngilizce olan kişiler için ufak bir örnek: Quinze (on beş) kelimesini "cans" sözcüğü gibi heceleyebilirsiniz. Ya da, Portekizce öğreniyorsan ve ana dilin İngilizce ise, "beijos" sözcüğünü "beyjos" olarak yazabilirsin. Bu yöntem gerçekten işe yarıyor!



Emma
Emma, busuu'daki Fransızca Dil Uzmanlarından biri. Aslen Londra'lı ve okuldayken Fransızca öğrenmeye başladı. Daha sonra, Fransızca ve İspanyolca ile beraber Brighton'daki Sussex Üniversitesi'nde Antropoloji okudu. Çalışmaları kapsamında, Hint Okyanusun'da bulunan ve Fransa'nın idare ettiği denizaşırı bölgelerden biri olan Reunion Adası'nda yaşadı. Yapmayı en çok sevdiği şeyler: Tığ işi yapmak, yemek pişirmek ve dünyayı gezmek!